« Önceki |

24/6/2008

Bilmiyorum

bugün bir şey farkettim
nasıl desem ki
sen var ya sen
benim için varlığın başlangıcı
hayatın sonu olmuşsun
ben ölmüşüm
dirilmişim
yine seni sevmişim
seni görmüş arkandan ağlamış
uğruna karalar bağlamışım
sevmişim
belkide sevildiğimide bilmemişiim
senin için ölmüş
sana kavuşmak için dirilmişim
sevmişim
tek bilmediğim
sevilip sevilmediğim.........

4/6/2008

yanlızlık

 

kaybolmuşum derinlerde
büyük bir labirentte
kurtuluşum için tek çare
senin sözlerin de

üstüme üstüme gelen duvarlar
bitip tükenmeyen bu yollar
ölümü çağırıyorlar

sersefil bir yanlızlık
duyulan sadece bir ıslık
duyduğum bu his çok karanlık
benim dostum yanlızlık

22/5/2008

Çanakkale Şehitlerine

 

 

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,

 

- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya -

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,

 

Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!

Nerde - gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

 

Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

 

Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,

Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.

 

Yedi iklîmi cihânın duruyor karşında;

Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!

 

Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.

Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.

 

Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ!

 

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil,

Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,

 

Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;

Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.

 

Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...

Medeniyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.

 

Sonra mel'undaki tahrîbe müvekkel esbâb,

Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harâb.

 

 

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;

Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:

 

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

 

Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;

Atılan her lâğımın yaktığı: yüzlerce adam.

 

Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;

O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...

 

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,

Boşanır sırtlara, vâdîlere sağnak sağnak.

 

Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,

Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.

 

Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,

Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.

 

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...

Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..

 

Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;

Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat imân?

 

Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?

Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.

 

 

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,

Beşerir azmini tevkîf edemez sun'-ı beşer;

 

Bu göğüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;

"O benim sun'-ı bedîim, onu çiğnetme!" dedi.

 

Âsım'ın nesli... Diyordum ya... Nesilmiş gerçek:

İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.

 

 

Şühedâ gövdesi, baksana, dağlar, taşlar...

O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,

 

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;

Bir hilal uğruna, yâ Rab, ne Güneşler batıyor!

 

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

 

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

 

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.

 

Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb.

Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.

 

"Bu, taşındır" diyerek Kâbe'yi diksem başına;

Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

 

Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,

Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,

 

Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,

Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;

 

Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,

Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,

 

Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;

Gündüzün fecr ile âvizeni lebrîz etsem;

 

Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...

Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.

 

 

Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;

Şarkın en sevgili sultânı Selâhâddîn'i,

 

Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayrân...

Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;

 

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;

Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;

 

Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!

Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...

 

Ey şehîd oğlu, şehîd isteme benden makber,

Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

 

                                                                Mehmet Akif ERSOY

22/5/2008

Bülbül

                   

              

BÜLBÜL

 

Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:

Nihâyet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.

 

Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı;

Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdîyi sarmıştı.

 

Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...

Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.

 

Muhîtin hâli "insâniyet"in timsâlidir sandım;

Dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!

 

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,

Zalâmın sînesinden fışkıran memdûd bir feryâd.

 

O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:

Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.

 

Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi:

Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûyâ sûr-ı Mahşer'di!

 

 

 

- Eşin var âşiyanın var, bahârın var ki beklerdin.

Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?

 

O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,

Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun!

 

Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,

Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!

 

Hazansız bir zemîn isterse, şâyet rûh-ı serbâzın,

Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.

 

Değil bir kayda, sığmazsın - kanatlandın mı - eb'âda

Hayâtın en muhayyel gâyedir âhrara dünyâda.

 

Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır,

Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşândır?

 

Hayır mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım;

Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.

 

Tesellîden nasîbim yok, hazan ağlar bahârımda;

Bugün bir hânumansız serserîyim öz diyârımda.

 

Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,

Serapa Garb'a çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!

 

Hayalimden geçerken şimdi, fikrim hercümerc oldu,

Salâhaddîn-i Eyyûbî'lerin, Fâtih'lerin yurdu.

 

Ne zillettir ki: Nâkûs inlesin beyninde Osman'ın;

Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!

 

Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâp olsun;

O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!

 

Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;

Şenâatleri çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın!

 

Ne heybettir ki: Vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,

Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!

 

Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın;

Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!

 

Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...

Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!       

                                                                                                   

 

                                                                                                   Mehmet Akif ERSOY

                                               

21/5/2008

TBL Tarihçesi

Basketbol Türkiye'de ilk defa 1904 yilinda Amerikan Robert Koleji ögrencileri tarafindan oynandi. Galatasaray Lisesi’nin en eski beden egitimi ögretmenlerinden ve ilk devrin en ünlü kalecilerinden Ahmet Robenson (izciligi de Türkiye’de o baslatmisti (1911). 1911 yilinda eline geçen bir Amerikan dergisinde rastladigi bu sporu ögrencilerine oynatmak için tesebbüse geçti. Onar kisiilik takimlar arasinda yapilan ilk maçta yirmi oyuncunun hepsi sakatlandi, çünkü oyun kurallari dogru olarak bilinmiyordu.


Türk basketbol takimlarinin kuruldugu 1935 yilina kadar herhangi bir gelisme olmadi. ilk milli basketbol takimi 24 Haziran 1936'da Yunanistan milli takimiyla Beyoglu Halkevi Spor Salonu’nda ilk maçini oynadi. Bu maçi 49-12 kazanan ilk milli basketbol takimi su oyunculardan kuruluydu: Naili Moran (kaptan), Sadri Usuoglu, Feridun Koray, Jak Habib, Dionis Sakalak, Hayri Arsebuk, Hazdayi Penso, Nihat Ertug. 1936'dan 1959'a kadar basketbol 'Spor Oyunlari Federasyonu' adi altinda kurulan bir federasyonun içinde voleybol ve hentbol ile birlikte yürütüldü. 1 Mart 1959'da Türkiye Basketbol Federasyonu resmen kuruldu. Önceleri istanbul, Ankara ve izmir bölgelerine dayanan basketbol faaliyeti, mahalli lig maçlariyla bu bölgelerin lig birincileri arasinda oynanan lig sampiyonalariyla devam ediyordu. 1966 Yilindan itibaren Deplasmanli Türkiye Ligi basladi.

Türk Basketbol Tarihinin Önemli Anlari


1904 Basketbol, ilk kez Robert College spor salonunda oynandi.

1921 Kayitlara geçen ilk resmi basketbol maçi istanbul Cagaloglu'nda oynandi.

1927 istanbul Basketbol Ligi kuruldu.

1936 Türk Milli Takimi, ilk milli maçinda Yunanistan'i 49-12 yendi. Türkiye, Berlin Olimpiyat Oyunlari'na katildi ve oynadigi maçlarda sili'ye 30-16, Misir'a 33-23 yenilerek ilk turda elendi.

1948 Naili Moran, Londra Olimpiyat Oyunlari'nda final maçi yönetti.

1949 Kahire'de yapilan Avrupa sampiyonasi'ni Türkiye dördüncülükle tamamladi.

1951 17 ülkenin katilimiyla Paris'te yapilan 7.Avrupa sampiyonasi'nda Türkiye altinci sirayi aldi. Türk hakem izzettin Somer, Avrupa sampiyonasi'nin finalini yöneterek, bu alanda bir ilke imza atti.

1952 Türk Milli Takimi, Helsinki Olimpiyat Oyunlari'nda isviçre ve Belçika'yi yendi, Misir ve italya'ya maglup oldu.

1955 Turgut Atakol, 9. Avrupa sampiyonasi'nda final maçini yöneterek bu alanda tarihe geçen ikinci Türk hakemi ünvanini aldi.

1956 Melbourne'da yapilan 5. Dünya Kongresi'nde Turgut Atakol FIBA Teknik Komitesi'ne seçildi ve bu görevi 20 yil araliksiz sürdürdü.

1959 Türkiye, tarihinde ilk kez Avrupa sampiyonasi'na evsahipligi yapti. istanbul inönü Stadi'nda oynanan 11. Avrupa sampiyonasi'nda Sovyetler Birligi sampiyonluga ulasirken, ay-yildizli takim 12. sirada kaldi. Final maçi yöneten ilhan Uyguç, Avrupa sampiyonalari'nda final yöneten üçüncü Türk hakem oldu. Bayanlarda ilk kez Türkiye sampiyonasi yapildi.

1961 Galatasaray, Avrupa sampiyon Klüpler Kupasi'nin ilk turunda Yunan Olympiakos'u 72-71 ve 65-55 yenerek, Avrupa Kupalari'nda tur atlayan ilk temsilcimiz oldu.

1964 ilk kez Bayan Milli Takimi kuruldu.

1966 Deplasmanli Ligi basladi. ilk sampiyonluk sevincini izmir ekibi Altinordu yasadi.

1967 Tunus'ta yapilan 5. Akdeniz Oyunlari'nda Türk Milli Takimi, Yugoslavya ve italya'nin ardindan üçüncü sirayi aldi.

1969 Hüsamettin Topuzoglu, Napoli'de düzenlenen 16. Avrupa sampiyonasi'nda Sovyetler Birligi ile Yugoslavya arasinda oynanan final maçini yönetti.

1971 izmir'de yapilan 6. Akdeniz Oyunlari'nda Türkiye, finalde Yugoslavya'ya yenilerek ikinci oldu.

1973 Barcelona'daki 18. Avrupa sampiyonasi'ni sekizinci sirada tamamlayan Türkiye, 1951'den sonra en iyi derecesini yapti.

1977 Fransa'da düzenlenen Avrupa Yildizlar sampiyonasi'nda Türk Milli Takimi sampiyonluga
ulasti.

1981 Avrupa sampiyonasi Elemeleri (Challenge Round) izmir ve istanbul'da oynandi. Türk Milli Takimi, Almanya, Yunanistan ve ingiltere ile birlikte finallere katilma hakkini kazandi. ilk kez bir Türk basketbolcu (Efe Aydan) Avrupa Karmasi'na davet edildi. Sofya'da yapilan Balkan sampiyonasi'nda Türkiye, tarihinde ilk kez sampiyonlugu kazandi.

1987 Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlenen Akdeniz Oyunlari'nda Milli Takim altin madalyanin sahibi oldu.

1990 Efes Pilsen, Avrupa Koraç Kupasi'nda çeyrek finale yükselen ilk Türk takimi oldu.

1992 istanbul Abdi ipekçi Spor Salonu Avrupa sampiyon Kulüpler Kupasi Final Four'una evsahipligi yapti. sampiyonlugu Yugoslav ekibi Partizan kazandi.

1993 Efes Pilsen, Avrupa Kulüpler Kupasi'nda finale kadar yükselerek Türk basketbolunun basari çitasini yükseltti. Torino'da oynan final maçinda Yunan Aris, Efes Pilsen'i 50-48 yendi. Türk Milli Takimi, 12 yil aradan sonra katilma hakkini kazandigi Avrupa sampiyonasi'nda italya ile birlikte dokuzuncu sirayi paylasti. Türkiye, Avrupa Yildizlar sampiyonasi'na evsahipligi yapti. (Trabzon, Giresun ve Samsun)

1995 Avrupa Kulüpler Kupasi finali, istanbul Abdi ipekçi spor Salonu'nda oynandi ve kupayi
italyan Benetton kazandi. Ünlü basketbolcu Magic Johnson'un da yer aldigi "Magic All
Stars" takimi istanbul'a geldi.

1996 Efes Pilsen, Koraç Kupasi'ni kazanarak Avrupa'da kupa sevinci yasayan ilk Türk takimi ünvanini aldi. Türkiye, 3. Avrupa Ümitler sampiyonasi'na evsahipligi yapti. ilk Eurostars organizasyonu, istanbul'da yapildi.

1997 Türk Milli Takimi, Barcelona'da yapilan 30. Avrupa sampiyonasi'nda sekizinci sirayi alarak 24 yil sonra en iyi derecesine ulasti. Bayan Milli Takimi, Bari'de yapilan Akdeniz Oyunlari'nda gümüs madalya kazandi. Ümit Milli Takim, Avustralya'da düzenlenen Dünya Ümitler sampiyonasi'ni altincilikla noktaladi. Tofas, Koraç Kupasi'nda finale yükselerek, Efes Pilsen'den sonra Avrupa'da final oynayan ikinci Türk takimi oldu.

1998 Türkiye, Eskisehir, Kütahya ve Bursa illerinde düzenlenen Avrupa Genç Bayanlar sampiyonasi'yla ilk kez bayanlarda bir Avrupa sampiyonasi'na evsahipligi yapmis oldu. italya'nin Trapani kentinde yapilan 4. Avrupa Ümitler sampiyonasi'nda Türkiye üçüncü sirayi aldi ve bronz madalya kazandi.

1999 Galatasaray Bayan Takimi, Final Four'a yükselerek, Türk basketbolundaki gelismenin yalnizca erkek takimlariyla sinirli olmadigini kanitladi. Türkiye, Slovenya'da yapilan Avrupa Yildizlar sampiyonasi'ni üçüncülükle noktaladi. Türk Milli Takimi, 31. Avrupa sampiyonasi'nda bir önceki turnuvada oldugu gibi sekizinci sirayi aldi.Mirsad Türkcan NBA tarihinde oynayan ilk Türk basketbolcu oldu.

2000 Efes Pilsen Euro League'de de Final Four'a yükselerek Türk basketbolunda yillardir özlenen bir basariya imza atti.

2001 Türk Milli Takimi, 12 Dev Adam, bir ilki gerçeklestirerek ülkemizde yapilan Avrupa Basketbol sampiyonasi’nda (EuroBasket 2001) Yugoslavya’ya karsi final oynadi.

2005 Avrupa Basketbol sampiyonasi Eleme Maçinda mücadele eden 12 Dev Adam, dördüncü maçinda Almanya'ya 66-57 yenilerek elendi.

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı






web tracker


More Cool Stuff At POQbum.com

<